Bilgi ve Sevgi

İhtiyar Gençler ve Genç Yaşlılar

12/6/2007 -Kategori: Denemeler




İhtiyar gençler ve genç yaşlılar

Gazeteci olmak istiyor, o yüzden de mezun olunca iş bulma garantisi en yüksek olan üniversiteye yerleşmeye çalışıyor, Bense artık medya sek­töründe eleman alınırken diplomadan çok, vücut ölçülerinde uyu­ma, kılık kıyafetle mar­kaya ve ekran önünde dekolte giyme cesareti­ne bakıldığını söyleme­ye çekiniyorum.

Okuyarak bir yerlere gelme umutlarının çök­tüğünü, cehaletin kut­sandığı "yeni çağ"da iş bitirici olmanın prim yaptığını anlatamıyo­rum. Bu yüzden, 10 yıl önce güzellik yarışmasına girdi diye kızlarını döven babaların, şimdi kızlarının yarışma müracaat formlarını bizzat doldurduklarını; çalış­mayıp top oynuyor diye kızdıkları oğullarını ellerinden tutup, para kokulu kulüp kapılarında sıraya soktuklarını söyleyemiyorum.

Okuyanların, düşünenlerin, yazanların böy­lesine zalimce cezalandırıldığı "biz hayat üniversitesinden mezunuz abi" zihniyetinin böyle­sine ödüllendirildiği bir toplumda bütün umu­du üniversiteye bağlamanın yanlışlığını anlatamıyorum.

Sadece yorgun gözlerine gülümseyip, Dic­le'ye başarılar diliyorum.

* * *

Aslında 90 kuşağının çığlığını en iyi dillendi­ren Can Aslandere olmuştu. Şöyle diyordu Söz dergisindeki röportajında:

"İnandığım hiçbir ideoloji yok. Değerlerin hepsi yapay. Gerçek değerlerin hepsi yok ol­muş, İnanacağım insanlar yok. Riyakar ilişkiler, düzenbazlıklar... Bunlardan hangisinin içine gi­rip beraber olabileceğimi bilemiyorum. Hiçbi­rine ait değilim..."

Can, dergiye bunları söyledikten birkaç ay sonra Rumelihisarı'nda boş bir arsada ölü bu­lundu. Aslında aşırı dozda uyuşturucudan ölmüştü. Ama annesi Savaş Ay'a ölüm nedeni konusunda başka bir yorum yapıyordu:

"Yanlış bir dönemde yanlış bir dünyada do­ğurdum ben O'nu..."

Annelerin oğullarından daha genç olduğu bir dönemdi dönem...

Kızların babalarından daha yaşlı göründükle­ri bir dünyaydı dünya...

"Ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar­ken" diye başlayan masallar gerçek olmuştu. "Doğru dönemde" yaşayanlar, yaşadıklarıyla gençleşiyorlardı ve yaşanamayan yaşlarla yaşla­nıyordu gençler...

***

O yüzden geçen Mayıs'ta üniversite seçme sı­navı birincisi Murat Kaya, ilk demecinde "üniversite sorunlarının demokrasiyle çözülemeye­ceğini" söyleyince hiç şaşırmadım. En umutsuzların en başarılı olduğu bir dünyanın en iyi örneğiydi Murat...

Demokrasiye inanan ve yarından umudu olan gençlerin çoğu ise 90'ları demir parmak­lıklar ardında karşıladılar.

Can Yücel, geçen 19 Mayıs'ta nefis bir şiirle kutladı onların bayramını:

"Bugün 19 Mayıs/Mayısın 19'u
Sen ey Türk ülkemizin geleceği
ulusumuzun gözbebeği
Sen ey demir parmaklıklarda barfiks yapan
ranza­larda parende atan
sportmen ve kahraman Türk gençliği
önünde senin bütün Kilit-Bahirler açık
Ama Samsun'a her zaman çıkılmaz
Bu sabah da avluda volta atmaya çık...
"

Bu sabah 1 milyon yorgun beden, sınav avlu­larında başarıyı düşleyerek voltalar atacak. Sonbahardan itibaren de yerleştikleri üniversi­telerde sınavlardan arta kalan zamanlarda " inanacak değer, güvenecek dost" arayıp ilk ha­yal kırıklıklarını yaşayacaklar.

Genç ana babalar, maziden örneklerle hayatı sevdirmeye çalışacaklar ihtiyar yeni nesille­re...

Umudu, hayatı ve aşkı tanıyanlar, yaşlansalar da hep genç kalacaklar ve -ne yazık- hiç gençleşmeyecek umudun, hayatın ve aşkın şerbetini tatmamış, çağımızın ihtiyar gençleri...

23.06.1996   Can  DÜNDAR




EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!
1 yorum yazilmistir

2007-08-27 22:04:03 - ...

Yazan: mehpareogt
♥ Bakiler sevgiler adına nice dilekler vardır. Ölümü bile ayırır saymayan gönüller vardır. Mesafeler araya set çekmişse ne çıkar, dualarda birleşen gönüller vardır. Hayırlı kandiller..
Bağlantı - -
« Önceki - Sonraki »


BİLGİveSEVGİ Bilgi paylaştıkca çoğalır